Cep +90 532 212 45 90

+90 242 324 35 30

Favorilerim ( 0 )
Favori Emlaklarımı Görüntüle

Türkiye’de Ziyarete Değer Kalıntılar, Antik Kentler ve Tarihi Yerler

28.6.2017

Her sene milyonlarca turist Türkiye’yi ziyaret etmektedir. Bu turistlerden bazıları güneş, deniz ve kumsal gibi kıyı kesimlerde bulunan özelliklerin peşindedir. Bazıları tüple dalış, yamaç paraşütü, kayak veya yürüyüş gibi spor aktivitelerini tercih etmektedir. Ancak başka bir kesim de Türkiye’nin geniş yelpazeli tarihi yerlerini ziyaret etmek istiyor.

Türkiye’nin renkli geçmişi çok yüzyıl öncesine kadar uzanmaktadır. Bu topraklarda birçok büyük uygarlık ve imparatorluk kuruldu, yaşadı ve en sonunda da dağıldı. Ülkenin her yerinde bütün bu uygarlıklardan çok ufak da olsa izler görebilmek mümkün. Bütün bu yapılar dünyanın her yerinden fazlasıyla turist çekiyor. Biz de sizlere bu eserleri görmeniz için çıkacağınız yolculukta yardımcı olabilecek bir liste hazırladık.

Efes Antik Kenti

Türkiye’de Ziyarete Değer En İyi Tarihi Yerler

1: Efes Antik Kenti

En çok ziyaret edilen antik kentlerden biri kuşkusuz ki Ege Bölgesi’nde, Kuşadası yakınlarında bulunan Efes Antik Kenti’dir. Tarihçiler ve arkeologlar bu bölgeyi batının en iyi harabesi olarak sıfatlandırmıştır. Temelleri MÖ 1000’e kadar dayanıyor olmasına rağmen, kentteki çoğu tarihi ve önemli yapı Efes’in dünyanın en önemli liman kentlerinden biri olarak varlığını sürdürdüğü Roma İmparatorluğu zamanından kalmadır.

Bu antik kent ayrıca İncil’in Yeni Ahit bölümündeki varlığıyla da ayrı bir önem taşıyor. İncil’e göre Aziz Yuhanna, Aziz Pavlus ve Meryem Ana bu önemli antik kentte belli bir süre yaşadılar. Bölgenin en çok dikkat çeken eserleri Celsus kütüphanesi, Roma teras evleri ve İncil’de bahsedilen Artemis isyanlarına ev sahipliği yapmış büyük amfitiyatrosudur.

Gobekli Tepe Antik Tapınağı

2: Göbekli Tepe Antik Tapınağı

Göbekli Tepe’nin önemini anlamak için tarihiyle ilgili iki şey bilmek yeterlidir; bu tapınak İngiltere’deki Stonehenge’den 6000, Mısır piramitlerinden ise 7000 yıl daha eskidir. Bazı yayınlarda, gerçek cennet bahçesi olduğu öne sürülse de tarihçiler bunu yalanlamaktadır.

Bilinen tek kesin şey, bu yapının dünyadaki ilk ibadethane olduğudur. Ayrıca Neolitik dönemdeki insanoğlunun avcılıktan başka şeyler yaptığını da kanıtlıyor. Şanlıurfa şehrinde yer alan bu antik yapıda hala keşifler ve kazılar sürmektedir. Bu keşif ve kazılar sonucunda daha nelerin bulunacağı merak konusu.

3: Göreme Açık Hava Müzesi

İç Anadolu Bölgesi’nin ortasında, Türkiye’nin kalbinde bulunan Kapadokya kesinlikle görülmeye değer bir yer. Binlerce yıldır etkili olan rüzgarlar volkanik tüf taşlarını peri bacaları gibi çeşitli şekillere sokmuştur. İnsanoğlu da bu yumuşak tüf taşlarını şekle sokarak mağara evleri ve tapınak olarak kullanmıştır. Bu yapıların birçoğu Göreme Açık Hava Müzesi’nde ziyaretçi çekmektedir.

Kapadokya bölgesine gitmişken, yer altı şehirleri ve İpek Yolu aktifken konaklama yeri olarak kullanılan kervansarayları görmek için tatilin 3 güne kadar çıkarılması önerilir.

Nemrut Dağı'ndaki heykeller

4: Nemrut Dağı’ndaki Heykeller

Diğer yerler kadar ziyaretçi çekmemesine rağmen önemini koruyan yerlerden birisi Nemrut Dağı’ndaki heykellerdir. MÖ 64 ve 38 yılları arasında Kral Antiokhos tarafından inşa edilen bölge, 4 küçük yılan ve kartal heykelini çevrelemiş bir şekilde bulunan 5 adet kendisi ve eski Yunan ve Fars tanrılarının büyük heykellerini içermektedir.

Zamana yenik düşen heykellerin kafa bölgeleri vücutlarından zamanla ayrılmıştır. Uzmanlara göre zamanla gitgide erozyona uğraması beklenen heykeller vakit kaybetmeden görülmesi gereken bir değerdir.

5: Eski İstanbul

İstanbul Türkiye’nin en önemli ve büyük şehri olmasına rağmen, küçük Sultanahmet bölgesi tarih severler açısından en değerli bölge olarak adlandırılıyor. Bizans ve Osmanlı hanedanları, imparatorluklarını bu topraklar üzerinde yönettiler. Bu ve bunun gibi birçok önemli tarihi mekanı gezebilmek için İstanbul’da bir günden fazla bir zaman geçirmek gerekmektedir.

Tarihi bakımdan oldukça büyük bir önem taşıyan bu şehirde Ayasofya’yı da unutmamak gerekir. Eskiden kilise ve cami olan bu yapı şimdilerde resmi bir müze olarak ziyaretçilere sunuluyor. Sultanahmet meydanında konuşlanmış Sultanahmet Camii de ibadet saatleri dışında ziyaretçi bekliyor.

Osmanlı sultanlarının ilk evi olan Topkapı Sarayı’nda, sultanların kıyafet, takı, mücevherat gibi kişisel eşyalarını ve en çok konuşulan harem odasını görebilmek mümkündür. Ayrıca 1001 sütunuyla dünyaya ün salmış Yerebatan Sarnıcı, ve 500 yıldan uzun tarihiyle Türkiye’nin en ünlü ve turistik pazarı olan Kapalı Pazar da Eski İstanbul turunun vazgeçilmeyen duraklarındandır.

Ani Şehrinin Kalıntıları

6: Ani Şehrinin Kalıntıları

Ani şehri maalesef Türkiye’den bile kendisine yeterince ilgi çekememektedir. Kars şehri ve Ermenistan arasındaki sınıra oldukça yakın bir konumda bulunan Ani, tarih aşıklarını zamanda bir yolculuğa çıkarıyor. Ancak Ani’nin daha da güzelleşmesi, korunması ve daha çok ortaya çıkarılması için ilgi ve fon gerekmektedir. UNESCO’nun Dünya Mirasları listesinde kendine yer bulması bu yönde atılmış olumlu bir adım (Türkiye’deki UNESCO Dünya Mirasları’nı buradan inceleyebilirsiniz).

“1001 Kiliseli Şehir” olarak adlandırılan tarihi bölge Ermeni, Selçuk ve Gürcü İmparatorluğu yönetmeliği altında kalmıştır. Ani Katedrali, Surp Stephanos Kilisesi, Amenaprgiç Kilisesi ve Ani Menüçehr Camii bu bölgede bulunan en önemli eserlerdendir.

Sumela Manastırı

7: Sümela Manastırı

Türkiye’deki en emsalsiz tarihi yapılardan biri de Maçka milli parkında yer alan Sümela Manastırı’dır. Tarihi öneminin yanı sıra, bitki örtüsü ve hayvanlarla iç içeliği oldukça ziyaretçi çekmektedir. 4800 hektarlık bu doğal ve yemyeşil alanda bulunan manastır, doğaseverler için kaçırılmaması gereken bir duraktır.

Bir dağın cephesine işlenmiş bir şekilde yer alan manastır, sağlam bir pozisyonda değilmiş gibi görünse de yüzyıllardır zamana meydan okumuştur. Bu manastır eski dönemlerden kalma konaklama yerleri ve mutfak bölümleri gibi odalara sahip olsa da, ziyaretçiler tarafından en çok ilgi gören bölümü, İncil’e dair resimler ve kabartmalarla bezenmiş görkemli kilisesidir.

Kayakoy Hayalet Kasabası

8: Kayaköy Hayalet Kasabası

Türkiye’nin Akdeniz kıyısında yer alan Kayaköy hayalet kasabası, ziyaretçilerini tarihiyle etkileyen bir eski yerleşim birimidir. Ülkenin Kurtuluş Savaşı’ndan önce, Türkler ve Rumların bir arada yaşadığı Kayaköy’de eski dönemlerden kalma ve terk edilmiş evler, ibadethaneler, yollar ve okullara rastlamak mümkün. Bu terk edilmişlik ve büyük ölçüde korunmuş tarihi yapılar ziyaretçilerini büyülüyor.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra imzalanan Lozan Antlaşması, şehrin terk edilmesinde en büyük rolü oynamaktadır. Ünlü yazar Louis de Bernieres’in “Kanatsız Kuşlar” kitabı, şehrin hikayesini, bir Rum kızı ile Türk erkeği arasındaki aşk hayatını konu alarak anlatıyor.

9: Prien, Milet ve Apollo Tapınağı Üçlüsü

Prien, Milet ve Apollo Tapınağı Üçlüsü

Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan çoğu seyahat acentasının en önemli durakları Prien, Milet antik kentleri ve tarih öncesine dayanan Apollo Tapınağı’dır. Prien şehri muhteşem Athena Tapınağına ve Büyük İskender’in kaldığı evlere ev sahipliği yapıyor. Milet şehrinde ise büyüklüğü ile etkileyen amfitiyatroyu gezmek mümkün.

Didim’de bulunan Apollo Tapınağı da Helenistik çağdan kalma halkın Tanrılarına sunduğu adaklar için bir merkezdi. Eski yaşayışlar hakkında ipuçları sunan bu üç bölge, aynı zamanda tarih ve doğayla iç içe olarak güneşin batışını izlemek için birebirdir.

Emlak Haberleri12.10.2019
Meksika'dan Antalya'ya Uzanan Aşk Hikayesi
6.10.2019
56. Antalya Altın Portakal Film Festivali 26 Ekim’de Başlıyor
17.9.2019
Hindistan’dan Antalya’ya Charter Uçuşlar Başlıyor
12.9.2019
Dünyada En Çok Ziyaret Edilen 10. Şehir: Antalya
23.7.2019
Geçmişten Günümüze Antalya’nın Mimari Dokusu
18.7.2019
Türkiye’de Konut Yatırımı Yapmak İçin En İyi 10 Neden
13.7.2019
Türkiye, Yabancılara Yaşam ve Kariyer Fırsatı Sunan 7. Ülke
17.6.2019
Antalya’da Konut Alımında En Çok Tercih Edilen İlçeler
TÜM HABERLER
BAŞA
DÖN